Gönderen Konu: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı  (Okunma sayısı 7418 defa)  Share 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozgurksl

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 5
  • Toplam: 0
elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« : 17 Ekim 2012, 22:03:21 »
konu başlığı silinmiş tekrar açmak zorunda kaldım sorumuz RAM nedir ?
 umarım cuma gününe kadar silinmez...

Çevrimdışı beyza6c

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 2
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #1 : 18 Ekim 2012, 09:11:17 »
 RAM bilgilerin geçici olarak depolandığı bir hafıza türüdür. Bilgisayarlar genellikle o an üzerinde çalıştıkları programlar ve işlemlerle ilgili bilgileri RAM denen bu hafıza parçasında tutarlar.  ram bir giriş cihazından veya bir ikincil depolama cihazından okunan veri ve programların, çalıştırılan programlardan elde edilen sonuçların ve bir ikincil depolama cihazına veya bir çıkış cihazına gönderilmeye hazır olan çıktıların tutulduğu yerdir  :)

Çevrimdışı beyza6c

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 2
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #2 : 18 Ekim 2012, 18:04:40 »
sabit disk nedir ??  ::)

Çevrimdışı Efsa 6/C

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 5
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #3 : 18 Ekim 2012, 18:30:12 »
Merhaba ben altı c sınıfından Efsa Çelik.Hocam ben sizin dediğiniz ödevi soru sorun diye hatırlıyorum ancak siz soru verdiğiniz için her ikisini de yapayım. Öncelikle; ram: "Random Access Memory" (Rasgele Erişimli Bellek) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. RAM bilgilerin geçici olarak depolandığı bir hafıza türüdür. Bilgisayarlar genellikle o an üzerinde çalıştıkları programlar ve işlemlerle ilgili bilgileri RAM denen bu hafıza parçasında tutarlar. RAM ve sabit sürücü temel olarak aynı bilgileri saklarlar, ancak işlemcinin RAM'deki bilgilere erişme ve onları işleme hızı, sabit sürücüdeki bilgilere erişme ve onları işleme hızından çok daha büyüktür.
 
Ne kadar RAM'e ihtiyacım var? RAM ne kadar çok olursa o kadar yüksek performans elde edersiniz. Ancak genel bir prensip olarak, çalıştırmayı planladığınız programların minimum gereksinimlerinin 2 katını satın almak yoluna gidebilirsiniz. Çünkü programlarda belirtilen minimum RAM gereksinimleri, programı en düşük ayarlarla ve en düşük performansla çalıştıracağınız durum için düşünülmüşlerdir. Eğer bilgisayarınızda hızlı çalışmak istiyorsanız, RAM'e yatırım yapmalısınız.
 
RAM neden bu kadar önemli? Daha önce de belirttiğimiz üzere, bilgisayarın herhangi bir anda meşgul olduğu programlarla ilgili bilgilere hızlı bir şekilde ulaşması önemlidir. RAM miktarı ne kadar çok olursa, işlemci kullandığı bilgilerin o kadar fazla bir miktarını RAM'e yazabilir ve oradan okuyabilir, bu da bilgisayarınızın performansını arttırır.

Sorum da şu olsun: Bellek nedir? okuduğunuz için teşekkür ederim...
Bilgisayar Defteri sitesinden alıntıdır...

Çevrimdışı kayseri38

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 1
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #4 : 18 Ekim 2012, 19:02:50 »
Yaşantıları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak saklama gücü, hafıza

www.bellek.nedir.com dan alıntıdır... :)


Çevrimdışı Bilge6/C

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 1
  • Toplam: 2
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #5 : 18 Ekim 2012, 19:55:00 »
RAM nedir? RAM, "Random Access Memory" (Rasgele Erişimli Bellek) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. RAM bilgilerin geçici olarak depolandığı bir hafıza türüdür. Bilgisayarlar genellikle o an üzerinde çalıştıkları programlar ve işlemlerle ilgili bilgileri RAM denen bu hafıza parçasında tutarlar. RAM ve sabit sürücü temel olarak aynı bilgileri saklarlar, ancak işlemcinin RAM'deki bilgilere erişme ve onları işleme hızı, sabit sürücüdeki bilgilere erişme ve onları işleme hızından çok daha büyüktür.
 
Ne kadar RAM'e ihtiyacım var? RAM ne kadar çok olursa o kadar yüksek performans elde edersiniz. Ancak genel bir prensip olarak, çalıştırmayı planladığınız programların minimum gereksinimlerinin 2 katını satın almak yoluna gidebilirsiniz. Çünkü programlarda belirtilen minimum RAM gereksinimleri, programı en düşük ayarlarla ve en düşük performansla çalıştıracağınız durum için düşünülmüşlerdir. Eğer bilgisayarınızda hızlı çalışmak istiyorsanız, RAM'e yatırım yapmalısınız.
 
RAM neden bu kadar önemli? Daha önce de belirttiğimiz üzere, bilgisayarın herhangi bir anda meşgul olduğu programlarla ilgili bilgilere hızlı bir şekilde ulaşması önemlidir. RAM miktarı ne kadar çok olursa, işlemci kullandığı bilgilerin o kadar fazla bir miktarını RAM'e yazabilir ve oradan okuyabilir, bu da bilgisayarınızın performansını arttırır.

Sorum:çözünürlük nedir?

Çevrimdışı 1irem1

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 11
  • Toplam: 1
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #6 : 18 Ekim 2012, 20:03:15 »

RAM; işletim sisteminin, çalışan uygulama programlarının veya kullanılan verinin
işlemci tarafından hızlı bir biçimde erişebildiği yerdir. RAM, bilgisayarlardaki CD-ROM,
disket sürücü veya sabit disk gibi depolama birimlerinden daha hızlıdır. Bilgisayar, çalıştığı
sürece RAM faaliyetini devam ettirir; bilgisayar kapandığı zaman ise RAM'de o an
depolanmış olan veriler silinir.
RAM'e 'Random Access' yani 'rastgele erişimli denir. Veriler, sistem tarafından
belleklere sık ve belirli bir düzen dahilinde gönderilmez ya da alınmazlar. Verilerin RAM'de
saklanması daha önce de belirtildiği gibi sistem çalışır durumda kaldığı sürece mümkündür.
Yani sabit disklerde olduğu gibi var olan bilgilere sistem kapandıktan sonra tekrar
ulaşılamaz. İşletim sistemi işlem yapacağı zaman, istenilen veriler bellekte yazılı oldukları
adreslerden geri alınırlar. Bellek adreslerine hızlı bir şekilde ulaşılması sistemin genel
performansını olumlu yönde etkiler.
RAM’ler birbirinden tamamen bağımsız hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin her birinin
kendine ait sayısal bir adresi vardır. Her hücrenin çift yönlü bir çıkışı vardır. Bu çıkış veri
yolunda (Data Bus) mikroişlemciye bağlıdır. Bu adresleme yöntemiyle RAM’deki herhangi
bir bellek hücresine istenildiği anda diğerlerinden tamamen bağımsız olarak erişilebilir. İşte
rastgele erişimli bellek adı da buradan gelmektedir. RAM’de istenen kayda ya da hücreye
anında erişilebilir.
Bellek sığası (kapasitesi) byte cinsinden belleğin kapasitesini verir.
Byte; bellek ölçü birimidir, 8 bitten oluşur. Bit ise en küçük hafıza birimidir. Bellek
ölçüleri ise küçükten büyüğe doğru:
1 Byte = 8 Bit
1 Kilo Byte (KB) = 1024 Byte
1 Mega Byte (MB) = 1024 Kilo Byte
1 Giga Byte (GB) = 1024 Mega Byte
1 Tera Byte (TB) = 1024 Giga Byte
RAM'in kapasitesine göre veri yolu ve adres yolunu oluşturan bacak sayıları belirlenir.
Veri yolundaki iki yönlü ok RAM'e verilerin aktarılabileceğini, aynı zamanda da RAM'den
verilerin okunabileceğini göstermektedir. Buna karşılık adres yolu tek yönlüdür ve istenen
adres RAM'e iletilir.
RAM genellikle ana kart üzerindeki SIMM (Single Inline Memory Modules) veya
DIMM (Dual Inline Memory Modules) adı verilen yuvalara takılır.


Kaynak: RAM nedir? http://www.webhatti.com/donanim-bilesenleri/19857-ram-nedir.html#ixzz29ffMHi2P
whkaynak
iremmeri :p

Çevrimdışı 1irem1

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 11
  • Toplam: 1
ÇÖZÜNÜRLÜK
« Yanıtla #7 : 18 Ekim 2012, 20:07:40 »

ÇÖZÜNÜRLÜK: Bilgisayar ekrana dikey ve yatay olarak gösterilecek pixel yoğunluğudur. çözünürlük arttıkça ekran küçülür; aynı şekilde çözünürlük küçüldükçe piksel boyutu büyür. çözünürlük değiştiği zaman masaüstü bilgisayar ekranında simgelerin büyüklüğü de değişir. Ekran değerleri, piksel/inç cinsiyle ifade edilir ve ekran tiplerine göre 83 ila 120 piksel/inç arasındadır. Piksel/inç değeri aynı olan ekranlarda görüntü oranı da aynıdır. 1024x768 çözünürlük pek çok ekran için standarttır.


Devamı Oku: ÇÖZÜNÜRLÜK Nedir?
iremmeri :p

Çevrimdışı 1irem1

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 11
  • Toplam: 1
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #8 : 18 Ekim 2012, 20:10:08 »
slm bnm adım irem bn sizlere pc nedir ve neye yarar sorusunu soracam cevaplarınızı bekliyorum
;)
iremmeri :p

Çevrimdışı mezre6Cşevval

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 2
  • Toplam: 1
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #9 : 18 Ekim 2012, 23:17:34 »
merhaba ben şevval bilgisayarı en iyi koruyan virüs programı nedir? :)

Çevrimdışı mezre6c-erkan

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 10
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #10 : 18 Ekim 2012, 23:29:20 »
Bölüm 1 : Ramlar Giriş
Yıllardır dillerde bir RAM kelimesi süre geliyordur ki sormayın. Bilgisayara şu kadar RAM al makinen hızlansın, senin makine DDR2 desteklemiyor abi sen DDR al ama 400 mhz lik olsun yoksa çalışmaz, falan.. Ne yalan söyleyim ben bu muhabbetlerle büyüdüm. Ama gözlemlediğim kadarıyla RAM nedir ve o ibareler ne işe yarar kimsenin bildiği yok. Özellikle bunu babamın makinesine RAM alacağımız sırada iyice bir irdeledim.

"Baba senin makineye bir tane RAM alalım DDR-333 lük, şu windows biraz hızlansın!! vallahi makinen benim ruhuma afakanlar bastırıyor..." dediğimde babamdan gelen cevap gayet normaldi "DDR-333 ne?"

Şimdi adam RAM ne biliyor, ne işe yararda biliyor ama devamlı gelişen teknolojide bu ibareler ne işe yariyor bilmiyor. Peki bilmesi gerekiyor mu? Yani bir kullanıcı olarak bilmeside gerekmiyor aslında. Ama bu işe yeni başlayan arkadaşlar veya yıllardır bilipte ne olduğunu bilmeyenler için bu yazı gerçekten faydalı olacak diye düşünüyorum!


Bölüm 2 : RAM Nedir?
RAM ın açılmışı, "Random Access Memory" dir. Yani Türkçesi "Rasgele Erişebilinir Hafıza" dır. Güzelde ismi yaptığı şeyi açıklamada pekte faydalı olmadı :)

RAM, bilgisayarınızda çalışan programların, hızlı erişebilirliğini arttırmak için makinenin hafızasında tutulması işine yarar. Makine hafızası çeşitlidir. Genelde hafıza dediklerinde ne hafızasından bahsedildiği bilinmez. Sabit Diskte bir hafızadır, RAM da bir hafızadır. Ama sabit diskte veriler makineyi kapattığınızda da kalır. RAM da bu boyle değildir. Hafıza elektrik kesildiğinde sıfırlanır!

RAM, sabit diske göre tartışılamaz şekilde hızlıdır. Bu yüzden hızlı bir makinenin önemli parçalarından biri olan RAM ının hızlı ve yüksek olmasından geçer. RAM ı yüksek bir makinede açtığınız 10 farklı program arasında geçiş yapmanız RAM ı düşük olana göre daha hızlı olacaktır. Çünkü yüksek RAM da program ile ilgili tutulabilecek veriler için daha fazla yer olacaktır. RAM da yer kalmadığında bu bilgiler makinenizin sabit diski üzerinden yürütülmeye başlanır.

Şimdilik bukadarını bilmeniz yeterlidir. Bir bilgisayarın çalışması ile ilgili yazıyı başka bir makaleye sakliyorum :)


Bölüm 3 : RAM Çeşitleri
DRAM Nedir?

DRAM ın açılımı "Dynamic Random Access Memory" dir. Türkçe açıklamasına gerek yok bence.

RAM aslında DRAM ın en genel bilinen ismidir. Örneğin birisi "bir gigabyte RAM" dediğinde, bu RAM dediği şey aslında DRAM dır. Yani kafanız karışmasın, demek istediğim yukarıda bahsettiğim RAM aslında DRAM dır. Neyse tamam okumaya devam edin ne dediğimi anlayacaksınız :)

SRAM Nedir?

SRAM ın açılımı "Statik RAM" dır. Bu SRAM denilen şey işlemcilerde CACHE diye çağırdıkları hafıza tipine denk gelmektedir. L2 cache buna bir örnektir. Bu tip ramlar DRAM a göre çok daha hızlı çalışırlar ama kullanım alanları sınırlıdır.

SRAM ın çeşitleri vardır.

Asynchronous Static RAM
Synchronous Burst Statik RAM
Pipeline Burst Static RAM
NVRAM Nedir?

NVRAM ın açılımı "Non-Volatile Random Access Memory" dir. Yani bu RAM lar şu elektronikcilerden veya bilgisayarcılardan aldığınız Flash Bellekler de kullanılan RAM lardır. Bu tip RAM lara veriler yazıldıktan sonra elektrik kesilse bile veriler kaybolmaz.

SDRAM Nedir?

SDRAM ın açılımı "Synchronous Dynamic RAM" dır. Yani aslında DRAM ın bir türevidir. Özelliği makinenizin işlemcisinin çalışma hızına göre kendini senkron çalıştırabilmesidir. Aynı zamanda işlemcinin veri birikimi için veri yolundan işlemcinin oku ve yaz komutlarınada karşılık verebilir. Yani anlayacağınız işlemcinin komut hafızası doldumu SDRAM dan yardım alabiliyor. Bu da işlemcinin iş kuyruğunu uzatmasına yardımcı oluyor demek.

SDRAM ın bir çok türevi vardır. Birazdan sizlere bunlardan bahsedecegim.

SDR SDRAM Nedir?

SDR SDRAM ın açılımı "Single Data Rate SDRAM" dir. Yani aslında daha demin bahsettiğimiz SDRAM ın orjinal ve uzun ismi bu oluyor.

DDR SDRAM Nedir?

DDR SDRAM in açılımı "Double Data Rate SDRAM" dir. Yani veri transfer hızı geliştirilmiş ve veri yolu genişliği ikiye katlanmış olan modifiyeli SDRAM dir. Bir nevi Turbo takviyeli Peugeut 306 gibi birsey yani :)

DDR2 SDRAM Nedir?

Bu DDR SDRAM lerin 2. nesil ürünüdür. DDR SDRAM lerden biraz daha farklı bir sinyal yapısına ve daha az elektrik tüketimine sahip bir mühendisliği vardır. Tabii farklı sinyal yapısı ürünüde farklı kılmış ve ana kart ile olan baglantı ayaklarında bir artışa neden olmuştur. Buda Normalde DDR SDRAM lerde olan 184 pin ayak sayısını 240 a yükseltmiştir. Daha az elektrik tüketiminden kastımızda 2.5V luk gerilim çekimini 1.8V a düşürülmüş olmasıdır. Bu gözde fazla bir fark degil gibi gözüksede, RAM ın çalışma performansını dogrudan etkileyen çok büyük bir farktır. Ayrıca daha az voltaj daha soğuk çalışabilme demektir.
DDR3 SDRAM Nedir?

DDR3 SDRAM de DDR SDRAM in 3. nesil ürünüdür. Bunlarda Osmanlılarda olduğu gibi bir saltanat takibi söz konusu anlayacağınız. DDR3 SDRAM in bir önceki nesilden farkı, daha fazla veri genişliği kullanabiliyor olması, 90mm üretim teknolojisinden dolayı daha az elektrik tüketiyor olması ve işlem tampon bölgesinin ikiye katlanması sonucu daha hızlı reaksiyon sürelerine sahip olmasıdır. Daha az elektrik tüketiyor dedik yaa, işte bir önceki nesiller 1.8V elektrik ihtiyacı vardır, bu nesil 1.5V a fit oluyorlar. Haliyle daha az ısınıyorlar. Şimdi aklınızda bir soru olacak olması lazım bence :) Bu adamlar daha az voltaj ile ne yapmaya çalışıyorlar?? Amaç enerji sarfiyatını azaltarak, özellikle notebooklardaki pil ömrünü uzatmaktır. Tabii başka nedenlerde var sadece bu değil... Onlara burada girecek olursak ipin ucu kaçar, o yüzden bu konuda başka bir makaleye artık :)

RDRAM Nedir?

Yakın zaman önce bir RDRAM vardı hatırlar mısınız bilmiyorum... Benim halen kullanmakta olduğum bir RDRAM li makinem vardır. Teknoloji itibari ile yenidir aslında fazla uzak bir zaman değil, ama fazla kabul görmedi nedendir bilinmez. RDRAM in açılımı "Rambus DRAM" dır. Rambus adında bir firmanın ürettiği bir DRAM tipidir. Zamanında bayağı bir sükse yapmıştı. Ozamanlar SDRAM lere toz yutturuyordur ne yalan soyleyim.

Bir çok teknik avantajı vardır RDRAM lerin. Bunlar;

Paket tabanlı komut protokolu
Komut veri akış yolu
Veri veri akış yolu
Düşük voltaj ihtiyacı
Yüksek ulaşabilir hızlar
Video RAM Nedir?

Video RAM, benim en başta bahsettiğim RAM ın Ekran kartlarında kullanılmış adıdır. Yani RAM aynı ram ama ekran kartına takınca adı değişmiş...

Flash Memory Nedir?

Flash Memory, elektrik olmadığında da verileri hafızasında tutabilen bir yapıya sahiptir. Aslında flash memory ler EPROM un bir çeşitidir. Tek fark bunlara veri yazımıda yapılabiliyor olmasıdır. EPROM ne midir? Bekleyin anlatacağım :)

SIMM Nedir?

SIMM in açılımı "Single In-line Memory Module" dür. Yani, elinize aldığınız bir RAM ın uzerinde gördüğünüz entegrelerinin(chiplerinin) montajının yapıldığı bakır plaketin adıdır. Bu SIMM in iki tipi vardır. Biri büyük, diğeri küçük. Büyük olanın 72-pin ayağı vardır. Küçük olanının 30-pin ayağı vardır. Büyük olanı 32 bit veri çalışma hızına sahiptir. Küçük olan 8 bit veri çalışma hızını...

DIMM Nedir?

DIMM in açılımı "Dual In-line Memory Module" dür. Yani SIMM in çalışma hızının 64-bit hale getirilmiş şeklidir. DIMM de toplam 72 bağlantı ayağı vardır. 36 sı bir tarafta, 36 sı diğer taraftadır.

SODIMM Nedir?

SODIMM in açılımı "Small Outline DIMM" dir. SODIMM ler notebooklarda kullanılmak için dizayn edilmiştir. DIMM ler ile aynı özelliklere sahip fakat boyut olarak daha küçüktürler.

Registered Memory [Buffered Memory] Nedir?

Register memory nin özelliği, hafızaya atılan verilerin yerlerinin tutulduğu bir index tablosunun hafızanın belli ve küçük bir kısmında tutularak adreslenmesi demektir. Bir çok kişi bu okuduğunu anlamamış olabilir... Önemlide değil zaten, bunu donanım mühendisleri ve low level programcıların bilmesi yeterli olacaktır. Yani kısaca soyle diyebiliriz. Hafızada tutulacak bilgilerin girişi için bir memur kapıda bekleyip gelenleri elindeki deftere kayıt ediyor cıkanları o defterden siliyor...

Bu tip hafızalar biraz yavas calısırlar diğerlerine göre. Çünkü bilgi istekleri once o az önce bahsettigim memurun defterinde kontrol edilir ve eğer varsa ilgili yere yönlendirilir. Eğer yoksa yok demektir. :) Bundan dolayı var olan verilere ulaşmak 2 arama operasyonu gerektirdiğinden biraz daha yavas işler... Bazı sistemler bu tip RAM ları zorunlu kılmıştır bazıları ise kullanmayı reddetmektedir. Ama son zamanlarda üretimde olan anakartların bir çoğu size bu ikisi arasında seçim şansı tanımaktadır.

Registered Memory ler sunucu tipli makinelerde kullanılması daha doğru olacaktır. Çünkü sunucu makineler bilginin doğruluğunu garanti etmek zorundadırlar. Ama evde kullanılan makinelerde örneğin oyun makinelerinde bu tip hafızanın kullanılması gereksiz performans kaybına neden olacaktır.

Registered Memory aynı zamanda Buffered Memory olarakta bilinmektedir.

Unregistered Memory [Unbuffered Memory] Nedir?

Unregistered Memory de yukarda anlattığım gibi bir ön kontrol yoktur. Hafızadan istekde bulunulduğunda veriyi kayıtlı tum verilerin içinde arar. Eger bilgi varsa vardır, yoksa yoktur :)

ECC Memory Nedir?

ECC Memory nin açılımı "Error-Correcting Code Memory" dir. Yani bu tip hafızalar oluşabilecek hafıza hatalarının bir kısmını kendi kendine düzeltebilecek bir yapıya sahiptirler. Bir ECC Memory 64-bit lik bir hafıza blogundaki bir hatayı düzeltebilir. Aslında 64-bit hafıza blogundaki bir çok hatayı bulabilir ama sadece 1 hatayı duzeltebilir. :)

Peki hafıza içinde hata nasıl oluşur? Biliyorsunuz ki bu chipler elektronik maddelerdir. Bir elektronik maddenin içindeki ayaklar elektrik akımı ile acılıp kapanır. Eğer ortamda fazlaca manyetik alan var ise bu ayakların acılıp kapanmasında yanlışlıklar olabilir. Böyle oluncada hafızada hata oluşur.

Bu manyetik alanlar;

Kozmik Işınlar
Alfa Işınları
Radyo Dalgaları
Statik Elektrik atlamaları
Enerji Sorunları
Makine içindeki donanımların oluşturabileceği bir aksaklık
Sistem çalışma saatinin yanlış ayarlanmış olması
 

CAS latency Nedir?

CAS Latency nin açılımı "Column Address Strobe Latency" dir. Yani DRAM hafıza içinde bulunan bilgiye ulaşabilmek için gerekli olan zaman döngüsüdür. Örneğin CAS3 tipli bir hafıza, hafızadaki bilgiye ulaşabilmek için 3 zaman döngüsüne ihtiyacı vardır. CAS2 de aynı işi halledebilmek için 2 zaman döngüsüne.

Peki bu zaman döngüsüde neyin nesi? Bu zaman döngüsü hafıza içindeki veriye ulaşmak için yapacağı işlemlerin sayısını belirtiyor desek yanlış dememiş oluruz herhalde. Söyle ki; CAS3 tipli bir DRAM hafızanın veriye ulaşmak için yapacağı işlemler sunlardır;

Hafızanın takıldığı anakart soketini bulmak.
Hafıza satırını ve sonucunda satır numarasını bulmak.
Hafıza sütununu ve sonucunda sütün numarasını bulmak.
Sonucunda elimize bir satır, bir sütun bilgisi geçmiş oluyor. Bu iki verinin kesiştiği yer verinin olduğu yerin göstericisidir.

Virtual Memory Nedir?

Virtual Memory makinenizde bulunan işletim sisteminin, bilgisayarınızın hafızasında yer kalmadığında sabit disk üzerinde bu RAM a ait olan verileri saklayacağı bir dosyayı oluşturması ve heran ulaşıma hazır tutması demektir.

Windows kullanıcıları bunu Page File veya Paging File adı ilede bilirler. Linux kullanıcıları için ise SWAP denilen partionın (sabit disk bölümünün) adıdır. Genelde bu ayarları işletim sistemi kurulurken, otomatik olarak sistem hafızanızın boyutuna göre otomatik ayarlanırlar. Ama daha sonrasında ekleyeceğiniz hafıza modülleri ile bu dosyaların boyutlarının büyütülmesi gerekebilir. İdeal bir Virtual Memory boyutu, makinenizde bulunan hafızanın 2 katı boyutunda olmalıdır. Örneğin makinenizde 2GB ram varsa bu dosyanın boyutu 4GB olmalıdır. Tabii istenirse bu işlem işletim sistemine bırakılarakta otomatikleştirilebilinir.

EPROM Nedir?

EPROM un açılımı "Erasable Programmable Read Only Memory" dir. Bu aslında RAM değildir. Bu ROM dur. Ama yukarılarda anlattığım hafıza tiplerinin içinde adı geçtiği için bu başlığada yer vermek istedir. Bu tip hafızalarda elektrik kesintisinde bilgi kaybolmaz, hafızanın içi temizlenip yeniden programlanabilir bir yapıya sahiptir. Ama sadece okunabilir şekilde çalışır. Yani dinamik bir yazma işlemi gerçekleştirilemez. Bu hafızanın mühendisi Dov Frohman dır. Kendisini şahsen tanımam ama yaptığı şeyle gurur duyuyordur büyük ihtimal. :) Makinelerimizde kullanılan anakartların BIOS denilen, yani Basic Input Output System, yani :) makinemizin açılması ve gerekli donanımları anakartın tanıması için kullanılan küçük yazılım, işte bu EPROM içinde tutulmaktadır. Bir EPROM veriyi 10 ile 20 yıl arası bir süre boyunca saklayabilir.

Bölüm 4 : Makinemin Hafızasını Nasıl Yükseltmeliyim?
Makinenizin hafızasını yükseltmek, en kolay performans kazanma yollarından birisidir. Ama bunun için dikkat edeceğiniz noktalar vardır. Öncelikle şu belirtmek istiyorum, okadar çok çeşitte hafıza var ki, insanın kafasının karışması gayet normal. Ben bile bazen RAM alırken meeleyecek seviyelere geliyorum. Buna ek olarak bu hafızaların performansı ve kaliteside üretici firmadan firmaya değişmektedir. Şimdi isim vermeyeceğim ama piyasada kalitesine ve hızına güvenen ve ayrıca ömür boyu garantiside veren bir kaç marka var.

Hafıza almadan önce bilgisayarınızın anakartının kitapcığına bakarak, anakartınızın ne tür hafıza tiplerine desek verdiğini bulmanız gerekmektedir. Örnegin; SDRAM isteyen bir alete DDR SDRAM takamazsınız. Ayrıca anakartın hafıza yuvaları belli bir hafıza büyüklügünden sonra ki hafızaları görmeyebilir yada bilgisayarınız açılırken kilitlenebilir. Örneğin; makinenizin bir hafıza yuvası 256MB ye kadar hafıza tanıyabiliyor. Siz gidipte bu yuvaya 512MB lik hafıza takarsanız, o hafızanın geri kalan 256MB lik kısmı ya görünmez yada makineniz ilk açılışta kilitlenir. Ayrıca Anakartın kaldırabileceği maksimum hafıza toplamı vardır. Örneğin toplam hafızası 1GB olan bir makinede 4 tane hafıza yuvası varsa size bu her yuvaya 512MB lik hafıza takıpta 2GB olarak çalıştıramazsınız makineyi. Şöyleki; bazı anakartların her bir hafıza yuvası 512MB lik hafıza modülü destekler ama toplamda 512 maksimum toplam hafızayı geçmesinede izin vermez... Komik ama bu iş boyle Hatta marka model vererek durumu ispat edebilirim çünkü başıma geldi. (Asus TUSL2-C, 3 Hafıza yuvası var her biri 512 MB hafıza modülü destekliyor ama toplamda 512MB den fazla hafıza kullanamiyorsunuz.)Bölüm 5 : RAM lerde problem var!!!
Hafıza mödüllerinde veya anakart hafıza yuvasında sorunlar yaşabilirsiniz. Eğer makineniz açıldığında garip davranışlar sergiliyorsa, büyük ihtimal hafıza modüllerinde veya yuvalarında sorun var demektir. Peki bu sorunu nasıl bulur çözeriz.

Bu işin iki adımı var aslında bir yazılım ayağı birde donanım ayağı.

Yazılım ayağında, hafızaları bir yazılım yardımı ile blok blok kontrol ederek hangi hafızanın hangi blok un da sorun var bulabiliriz. Bu bilgi bize ne kazandırır peki? Aslına bakarsanız hiç birsey kazandırmaz. Çünkü size ne hangi blokta sorun olduğu. Mühendis dahi olsanız o blok u bilseniz bile blok un bulunduğu hafıza chip ini yenisiyle değiştirecek yedek parça yok :) anca firmanın fabrikasına RAM gönderilecekte orda bulacak değiştirecek sonra tekrar kullanıma hazırlayacaklar. Ama diğer yandan hafızada sorunun olup olmadığının bulunmasınında en garanti yoludur.

Ben size x86 mimarili bilgisayarınız için memtest86 yazılımını öneriyorum. Gayet güzel bir sorgulama ve hatayı bulma yazılımıdır. Gerçi biraz fazlaca uzun suruyor hafızaları kontrol etmek ama olsun sonuç kesindir.

Eğer bu yazılım ilk açılışta sorun veriyorsa, sorun makinenizin hafıza yuvalarından kaynaklaniyor olabilir. Ozaman makinenizdeki tüm hafızaları çıkartacak ve her bir hafıza için tüm hafıza yuvalarını, sök çıkar şeklinde kontrol edeceksiniz. 2 kere üst üste sorun çıkartan yuva bozuk demektir.

Donanım ayağı ise şöyledir. Yazılımla falan hiç uğraşmiyorsunuz. Çalışırlığına emin olduğunuz bir hafıza modülünü ilk önce tüm yuvalara tek tek takarak deniyorsunuz. Eğer hiç bir yuvada sorun çıkmadıysa, sorun hafıza yuvalarında değil demektir. Bundan sonra elinizdeki her bir ram için gözünüze kestirdiğiniz bir hafıza yuvasında tüm ram ları deniyorsunuz. Sorun cıkartan ram olursa onu bir kerede emin olmak için farklı bir hafıza yuvasında deniyorsunuz, eger her iki yuvadada sorun çıktıysa ozaman bozuk ram şu anda avuçlarınız içinde demektir.


Bölüm 6 : Sonuç
Ram işi biraz ağrılı bir iştir aslında ne yalan söyleyim :) Allah kimseye donanımsal sorun vermesin, yani çözümü zor değil aslında ama uğraştırması ve sizden alıp #####ürdüğü zaman göz önüne alındığında.... yani şu son cümleyi yazarken bile yüreğim sıkıldı :)))

Umarım RAM ler hakkında hatta daha doğrusu Hafıza Tipleri hakkında sizi yeterince aydınlata bilmişimdir. Bir başka makalede görüşmek üzere...


http://www.solidarticles.com dan yararlanılmıştır ;)
E.snck

Çevrimdışı Bahadır6C

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 2
  • Toplam: 1
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #11 : 19 Ekim 2012, 19:37:13 »
Ram:PC'lerimizdeki bellekler, sistemde yer alan işlemci ve grafik kartları gibi veri yaratan ve işleyen birimlerin ortaya çıkardığı verilerin uzun ya da kısa süreli olarak saklandığı işlevsel birimlerdir. Sabit disk sürücüler, sistem RAM'leri, işlemcilerin içindeki cache diye tabir edilen bellekler, BIOS'un saklandığı EPROM'lar, grafik kartlarının üzerindeki RAM'ler, CD'ler, disketler v.s. hepsi PC'lerde yer alan bellek türleridir.

Bellek kavramı bu derece geniş bir konu olmasına rağmen bu yazıda konumuz olan bir çoğumuzun oldukça aşina olduğu, hep daha fazla olmasını hayal ettiğimiz ve hatta yeri geldiğinde overclock denemelerimize bile dahil ettiğimiz sistem RAM'i denilen bellekler. Peki RAM ne demek? RAM, İngilizcesi Random Access Memory, Türkçesiyle Rastgele Erişilebilir Bellek kelimelerinin başharflerinden oluşan bir kısaltma. Bu noktada, belleklerin RAM'ler ve Sadece Okunabilir Bellekler yani ROM'lar (Read Only Memory) şeklinde sınıflandırıldığını hatırlatmak isteriz. RAM'ler veriyi saklamak için beslemeye yani elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğu halde ROM'lar besleme olmasa bile veriyi saklayabilirler. Ayrıca, ROM'lar genellikle, kısaltmanın açılımından da anlaşıldığı gibi sadece okuma amacıyla kullanılırlar. Üzerlerinde saklı verinin kullanıcı tarafından kolayca değiştirilmemesi hedeflenir.
Kaynak:http://www.pcnet.com.tr/forum/windows-ipuclari/83720-ram-nedir-nasil-calisir.html

Çevrimdışı Bahadır6C

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 2
  • Toplam: 1
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #12 : 19 Ekim 2012, 19:41:01 »
ARKADAŞLAR BİR SORUM OLACAK:
 Hangileri bilgisayar kasasında bulunur?
I. Monitör
II. Hard disk drive
III. Hoparlör

Çevrimdışı mezre6c-erkan

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 10
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #13 : 20 Ekim 2012, 22:26:21 »
You are not allowed to view links. Register or Login
ARKADAŞLAR BİR SORUM OLACAK:
 Hangileri bilgisayar kasasında bulunur?
I. Monitör
II. Hard disk drive
III. Hoparlör
tabikide 2.
E.snck

Çevrimdışı Lotus Expeditor

  • Çırak
  • ****
  • İleti: 934
  • Toplam: 69
  • Lotusun tekiiiiiiiiiii
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #14 : 24 Ekim 2012, 23:34:02 »
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
ARKADAŞLAR BİR SORUM OLACAK:
 Hangileri bilgisayar kasasında bulunur?
I. Monitör
II. Hard disk drive
III. Hoparlör
tabikide 2.
Niye 2 ve 3 bulunmazmı yada monitor tüm parların kasası olamaz mı? (Her küme kendisinin bir alt kümesidir.) :) (Not: Okulla bağlantım yok konunuzu gördüm ve girdim.)
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Çevrimdışı 6/c NESLIHAN

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 17
  • Toplam: 2
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #15 : 29 Ekim 2012, 16:07:42 »
ARKADAŞLARRRR  BİLİŞİM HIRSIZLIĞI NEDİR BEN 6/C SINIFINDAN NESLİHANN CEWAPLARINIZI MUTLAKA WE MUTLAKA BEKLİYORUM CEWAPLARIN GELECEĞİNDEN EMİNİM ZATEN ÇÜNKÜ HOCAMIZ ÖDEW WERMİŞTİ BİZE BU KONUYU AMA BEN PEK ANLAMADIM AÇIKÇA ANLATABİLECEK OLAN BİRİSİ YAZSINNN LÜTFENNNN ;) :D :D :D :)[/img][/size]
NESSSLİHANNNNNN GGGSSS MEZREE 6/C

Çevrimdışı 6/c NESLIHAN

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 17
  • Toplam: 2
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #16 : 01 Kasım 2012, 21:41:53 »

Bilgisayar, çevre birimleri, pos makinesi,cep telefonu gibi her türlü teknolojinin kullanılması ile işlenilen suçlardır..

BİLİŞİM SUÇLARININ TÜRLERİ NELERDİR?

Suçların türleri TCK da suç teşkil edecek tüm suçları kapsaya bilmekte veya bu suçlara zemin hazırlamaktadır. Suçların işleme şekilleri;

Hakaret, küfür, kredi kartı yolsuzlukları, sahte belge basımı, bilgilerin çalınması ve buna bağlı olarak devam edebilecek suçları kapsamakla, birlikte bunlarla sınırlı olmayıp, günden güne değişiklikler göstermektedir. İl Emniyet Müdürlüğümüz Bilgi İşlem Şube Müdürlüğümüz 1999 yılından itibaren değişik birimlerden ve Cumhuriyet Başsavcılıklarından gelen talepler doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. 1999 yılında başlayan çalışmalarımız talebin atması nedeniyle Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü içerisinde bulunan Bilgi Sistemi Büro Amirliği bünyesinde çalışmalarını sürdürmüştür. 2002 yılından itibaren Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde İnternet ve Bilişim Suçları Şube Müdürlüğün kurulması sonucu taşra teşkilatı olarak Şube Müdürlüğümüz içerisinde Bilişim Suçları Büro Amirliği adı altına çalışmalarını sürdürmektedir.

ÜLKEMİZDE EN ÇOK KARŞILAŞILAN BİLİŞİM ŞUÇLARINDAN ÖRNEKLER


•Başkalarının adına e-mail göndererek özellikle ticari ve özel ilişkileri zedeleme.
•Başkalarının adına web sayfası hazırlamak ve bu web sayfasının tanıtımı amacıyla başkalarına e-mail ve mesaj göndermek ve bu mesajlarda da mağdur olan şahsın telefon numaralarını vermek.
•Kişisel bilgisayarlar yada kurumsal bilgisayarlara yetkisiz erişim ile bilgilerin çalınması ve karşılığında tehdit ederek maddi menfaat sağlanması
•Şirketlere ait web sayfalarının alan adının izinsiz alınması ve bu alan adlarının karşılığında yüklü miktarlarda para talep etmek.
•Özellikle Pornografik içerikli CD kopyalamak ve satmak.
•Sahte evrak basımı gibi çok farklı konuları içerebilmektedir.


NOT: Unutmayın bu tür suçların tek mağduru siz değilsiniz. Karşılaşılmış olan durumdan utanmadan tüm deliller ile birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurunuz.

BİLİŞİM SUÇU İLE KARŞILAŞTIĞINIZDA YAPABİLECEKLERİNİZ

Yasadışı siteler (web sayfaları) ile ilgili şikayetlerinizi [Linkleri görmek için üye olun] adlı e-mail ihbar adresine bildirebilirsiniz.

Şahsınız ile ilgili şikayetçi olduğunuz konular ile ilgili elde edebildiğiniz tüm deliler ile birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olabilirsiniz.

İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından yürütülmekte olan tüm tahkikatlarda Savcılık talimatı veya Mahkeme kararı esas alınmaktadır.

Şikayetçi olduğunuz konular ile ilgili olarak yapılacak çalışma neticesinde ISP(İnternet Servis Sağlayıcının) yurt dışında bulunması durumunda Adli Makamlar tarafından yapılacak olan Adli İstinabe ile konunun takibi yapılabilmektedir.

BİLİŞİM SUÇLARI İLE İLGİLİ OLARAK MAĞDUR OLMADAN ÖNCE YAPILABİLECEKLERİNİZ

Şirketinize veya şahsınıza ait önemli bilgilerinizin yer aldığı bilgisayarınız ile özel güvenlik önlemleri almadan internete bağlanmayınız.
İnternet ortamında %100 güvenliğin hiçbir zaman sağlanamayacağını unutmayın!

Özellikle Chat ortamında bilgisayarınıza saldırılabileceğini;
Chat de tanıştığınız kişilere şahsınız, aileniz, adres, telefon, işiniz v.s. konularda şahsi bilgilerinizi vermemeniz gerektiğini unutmayın!
İnternet ortamında tanıştığınız kişilere kredi kartı bilgilerinizi vermeyin.
İnternet üzerinden yapılan yazışmalarınızda karşınızdaki kurumlarla özel bir yöntemle yazışmanızda fayda olacaktır. Bu şekilde sizin adınıza birlikte ticaret yaptığınız şirketlere asılsız bilgiler veya sizi kötüleyici bilgiler gönderilse bile karşı taraf bunun sizden gelmediğine emin olacaktır.

BİLİŞİM SUÇLARI İLE YAPILAN ÇALIŞMALARIN HUKUKİ DAYANAKLARI


•Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık TCK 503-507: Dolandırıcılık ve İflas
•Bilgisayar Yoluyla Sahtecilik TCK 316-368: Sahtecilik Suçları
•Kanunla Korunmuş Bir Yazılımın İzinsiz Kullanımı 5846'nolu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)
•Yasadışı Yayınlar TCK 125-200: Devletin Şahsiyetine karşı cürümler;
•TCK 480-490: Hakaret ve Sövme Cürümleri
•TCK 426-427: Halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik eden ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı: ve diğer anlatım araç ve gereçleri.
•Bilgisayar Sistemlerine ve Servislerine Yetkisiz Erişim ve Dinleme "Bilişim Alanında Suçlar TCK 525a, b, c ve d". Maddeleridir.


YENİ TCK'DA BİLİŞİM SUÇLARI

1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni TCK'nın kapsamında, bilişim sistemlerine karşı işlenen suçları da gerekçeleriyle birlikte yer alıyor.

Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme,bozma, verileri yok etme veya değiştirme, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması kapsamındaki suçları tanımlayan kanun maddeleri TCK'nın 243 -246.maddelerinde yer alıyor.

Bilişim sistemine girme

MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen, bozan, sisteme hukuka aykırı olarak veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen, erişilmez kılan, değiştiren, yok eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

MADDE 246. - (1) Bu Bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kaynak: Bilişim suçu nedir? http://www.webhatti.com/genel-sohbet/30967-bilisim-sucu-nedir.html#ixzz2B0AYZ9um
whkaynak [/font] :-* :-* :-* :-* :) :) :) :)
NESSSLİHANNNNNN GGGSSS MEZREE 6/C

Çevrimdışı mezre6c-erkan

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 10
  • Toplam: 0
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #17 : 03 Kasım 2012, 22:44:37 »
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
ARKADAŞLAR BİR SORUM OLACAK:
 Hangileri bilgisayar kasasında bulunur?
I. Monitör
II. Hard disk drive
III. Hoparlör
tabikide 2.
Niye 2 ve 3 bulunmazmı yada monitor tüm parların kasası olamaz mı? (Her küme kendisinin bir alt kümesidir.) :) (Not: Okulla bağlantım yok konunuzu gördüm ve girdim.)

yok artık kasanın neresinde monitör gördün neresinde hopöler gördün  gördün  ;) ;) ;)
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2012, 22:47:23 Gönderen: mezre6c-erkan »
E.snck

Çevrimdışı 6/c NESLIHAN

  • İlk Adım
  • *
  • İleti: 17
  • Toplam: 2
Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #18 : 03 Aralık 2012, 23:06:06 »
EFSA ÇELİK BU CEWABI SANA YAZIYIORUM İNŞALLAH İŞİNE YARAR Hafıza (bellek) Psikolojide hafıza, bir organizmanın bilgiyi depolama, saklama ve sonrasında geri çağırma yeteneği olarak tanımlanmıştır. Hafızayla ilgili ilk çalışmalar felsefe alanında yapılmış olup daha çok hafıza geliştirme teknikleri üzerinde yoğunlaşmıştır. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında hafıza konusu daha çok algılama psikolojisinin (cognitive psychology) paradigması içerisinde ele alınmıştı. Son yıllarda ise algılama psikolojisi ile nörolojik bilimler ile bağlantılı bir bilim dalı olan algısal-nörolojik bilimlerin başlıca dallarından biri haline gelmiştir.

Yöntemler [değiştir]Hafızanın sınıflandırılmasında süreye, bilginin doğasına ve geri çağrılmasına bağlı olan birkaç sınıflandırma yolu vardır. Bilgi işlem prosedürü perspektifinden bakıldığında hafızanın oluşturulması ve bilginin geri çağrılmasında üç ana safha vardır:

Kodlama ve kaydetme (Alınan bilginin işlenmesi ve birleştirilmesi) Depolama (Kodlanan bilginin sürekli bir kaydının oluşturulması) Geri çağrılma veya hatırlama (Aktivite veya işlem sonucu oluşan ipucunun bilgiyi depodan geri çağırması veya hatırlatması) Sınıflandırma Temel ve genel olarak kabul edilen hafıza sınıflandırması, hatırlama yeteneğinin süresi üzerine kurulu olup hafızayı üç ana sınıfa ayırır: Duyusal hafıza, kısa süreli hafıza ve uzun süreli hafıza.

Duyusal hafıza [değiştir]Bir nesne algılandıktan sonra ilk 200-500 milisaniye içerisinde duyusal hafıza devrededir. O nesneye bakabilme ve bir iki saniyelik gözlem sonrasında neye benzediğinin hatırlanması veya ezberlenmesi duyusal hafızanın örnekleridir. Denekler, kendilerine çok kısa bir süre için gösterilen nesneler hakkında genellikle gözlem sonrası hatırlayıp rapor edebileceklerinden daha fazla gördüklerini iddia ederler. Duyusal hafızanın bu şekli ile ilgili ilk deneyler George Sperling tarafından “Kısmi Bildirim Paradigması” kullanılarak yapılmıştır. Deneklere 3 sıra halinde 4’er harf bulunan 12 harfli tablolar kısa süreli olarak gösterilmiş ve daha sonra hangi harfin hangi sırada olduğunu bilmeleri istenmiştir. Sperling bu “Kısmi Bildirim Paradigması” deneyine dayanarak duyusal hafızanın yaklaşık olarak 12 nesne kapasiteli olduğunu ancak çok çabuk şekilde (birkaç yüz milisaniye içerisinde) yitirildiğini göstermiştir. Çabuk yitirilmesi nedeniyle katılımcılar unutma meydana gelmeden 12 harfin tamamını bildirememişlerdir. Bu tip hafıza tekrarlama veya prova ile uzun süreli hale getirilemez.

Kısa süreli hafıza [değiştir]Duyusal hafıza ile elde edilen bilginin bir kısmı kısa süreli hafızaya iletilir. Kısa süreli hafıza hatırlama denemesi veya prova yapmadan birkaç saniye içerisinde bazen bir dakikaya kadar geri çağrılabilmeyi mümkün kılar. Fakat bunun da kapasitesi çok sınırlıdır. George A. Miller Bell laboratuarlarında yaptığı deneylerde kısa süreli hafızanın depolama kapasitesinin 7 (+ veya – ) 2 nesne olduğunu meşhur “Sihirli sayı : 7+-2” listesiyle göstermiştir. Günümüzde yapılan tahminler ise kısa süreli hafızanın kapasitesinin daha az olduğu yönündedir.(4-5 kadar). Ancak gruplama yoluyla artırılabileceğini de belirtmektedir. Örneğin aşağıdaki harfler şu sırayla gösterildiğinde:

FBIPHDTWAIBM

İnsanlar çok azını ancak bir kaçını hatırlayabilmektedir. Fakat aşağıdaki gibi gruplar halinde gösterildiğinde;

FBI PHD TWA IBM

Bu durumda neredeyse tamamını hatırlama meydana gelebilir. Bunun sebebi de bu şekilde bilginin anlamlı küçük gruplara ayrılmış olmasıdır. Her ne kadar yukarıdaki kısaltmalar anlamlı olsa da, herhangi bir şey ifade etmeyen veya hatırlatmayan kısaltmalarda da optimum grup harf sayısının üç olduğu Herbert Simon tarafından ortaya koyulmuştur. Bazı ülkelerde telefon numaralarının üçlü harf grupları halinde yazılması da bu nedenledir. Kısa süreli hafızanın görselden ziyade akustik (işitsel) olarak şifrelendiği ve akustik olarak birbirine benzeyen (dog, hog, fog, bog) gibi kelime gruplarının bir arada tam olarak bu yüzden hatırlanamadığını Conrad (1964)[1] testlerinde bulgu olarak göstermiştir.

Uzun süreli hafıza [değiştir]Kısa süreli hafıza ve duyusal hafızaya zıt olarak, uzun süreli hafızada daha çok bilgi uzun süreler boyunca (bazen ömür boyu) saklanabilir. Örneğin, 7 haneli bir sayıyı okuduktan birkaç saniye içerisinde hemen unutabiliriz ve kısa süreli hafızada ancak bu kadar tutulmuş olur. Ancak telefon numaralarını tekrar yoluyla ezberleyip yıllar boyunca ezberde tutabiliriz ki bu da uzun süreli hafızada depolanmasından kaynaklanır. Kısa süreli hafıza şifrelemeyi akustik olarak yaparken, uzun süreli hafıza semantik olarak (anlamsal) şifreleme yapar. Baddeley (1966) [2][3] yaptığı testlerde deneklerin 20 dakika sonrasında hatırlamakta zorluk çektiği sözcük gruplarının, benzer manaya gelen “büyük, kocaman, devasa, iri” gibi sözcükler olduğunu göstermiştir. Kısa süreli hafıza “Nöronal haberleşmeyi sağlayan taşıyıcı yapılarla” desteklenir ve beynin ön lobu (özellikle dorsolateral prefrontal kortex) ile paryetal lobuyla bağlantılıdır. Uzun süreli hafıza ise beyne yayılmış daha sabit ve uzun süreli nöral bağlantılarla ilişkilidir. Bilginin kısa süreliden uzun süreli hafızaya konsolide edilmesinde, (depolama işlemi bizzat burada meydana gelmese de) hippocampus bölgesi rol oynar.

Uykunun başlıca fonksiyonlarından biri de bilginin konsolidasyonunu sağlamaktır. Bu yüzden hafıza eğitim ve test arasında uyku ihtiyacının yeterli olarak karşılanması ile gelişim gösterir.

Modeller [değiştir]haıza modelleri, hafızanın nasıl çalıştığına dair soyut gösterimler ortaya koyar. Aşağıda görülecek olan modeller çeşitli fizyolojistlerin yıllar boyunca öne sürdükleri modellerdir.

Multi-Depolama (Atkinson-Shiffrin Hafıza Modeli) [değiştir]1969 yılında ortaya atılan multi-depolama modeline yapılan eleştiriler yaklaşımının “çok basit” olması üzerinedir. Örneğin, bu modelde uzun süreli hafızanın oluşumunda epizodik ve prosedürel hafızanın çoklu alt bileşimler halinde rol oynadığına inanılır. Ayrıca “tekrar”ın uzun süreli hafızaya geçilmesinde tek mekanizma olduğu da savunulur. Fakat bulgular “tekrar” olmadan da hatırlamanın mümkün olduğunu ortaya koymuştur.

Çalışan hafıza 1974 yılında Baddeley ve Hitch, genel kısa süreli hafıza konseptinin yerini alacak yeni aktif bir çalışan hafıza modeli ortaya koydular. Bu model üç temel depolama unsuru içeriyordu: Merkezi yönetim, fonolocikal döngü (phonological loop) ve görsel ve mekansal çizim tahtası (visuo-spatial sketch). 2000 yılında model, çoklu modlu bölümsel arabellek (multimodal episodic buffer) ile genişletildi.

Merkezi yönetim temelde “dikkat” üzerine yoğunlaşır ve bilgiyi üç bölgeden geçirir: fonolocikal döngü, görsel ve mekansal çizim tahtası ve çoklu modlu bölümsel arabellek.

Fonolocikal döngü işitsel bilgiyi kendini sessizce tekrarlayan ses veya kelimeler halinde, “iç ses” olarak fonolocikal depoya (iç kulak-inner ear) aktarır. Fonolocikal döngünün kapasitesi sınırlıdır ve kısa kelimelerde daha etkilidir. Ancak dilbilgisi içeriğinde artikel kullanımı olan bir dilde bu artikellerin tekrarından kaynaklanacak kısa kelimelerde de zorlanma meydana gelebilir.

Görsel ve mekansal çizim tahtası görsel ve konumsal bilgiyi depolar. Mesafe tahmini (mekansal), bir evin pencerelerini saymak (görsel) veya nesnelerin hayalini göz önüne getirmek (görsel) gibi eylemlerde rol alır.

Bölümsel arabellek ise görsel, konumsal, sözlü veya kronolojik bilgiler arasındaki denge, sıralama ve bağlantıyı kurar. (Örnek: Hikayenin hatırlanması veya sinema filminin sahnelerinin hatırlanması). Uzun süreli hafıza ve anlamlandırma ile yakından ilişkilidir.

Çalışan hafıza modeli günlük hayattaki bir çok gözlemi açıklamaktadır: Neden bir görsel bir de sözlü hafıza işleminin iki benzer görsel hafıza işleminden kolay olduğu gibi.

Ancak bu modelde, merkezi yönetimin rolünün açıklaması yetersiz ve belirsiz olduğu için eleştiri almıştır.

Gelişim aşamaları [değiştir]Craik ve Lockhart (1972) bir tecrübenin hafızaya alınmasında tekrardan çok metodun ve işlem derinliğinin rol oynadığını iddia etmişlerdir.

Organizasyon: Mandler (1967) deney katılımcılarına bir deste kelime kartları vermiş ve bunları istedikleri kategorizasyonu kullanarak istedikleri deste sayılarına bölmelerini istemiştir. Daha sonra deneklere hatırlayabildikleri kelimeler sorulduğunda kategorizasyon sayısını yüksek tutan deneklerin daha çok kelime hatırlayabildiklerini görmüştür. Farklılık: Eysenck ve Eysenck (1980) bazı katılımcılardan kelimeleri farklı bir şekilde telaffuz etmelerini ve yüksek sesle söylemelerini istedi. Bunu yapan katılımcılar, normal şekilde listeden okuyanlara göre daha fazla kelime hatırladılar. Çaba: Tyler et al(1979) katılımcılara çözmeleri için bazı anagramlar dağıttı. Bu anagramlardan bazıları (FATHER-BABA) gibi kolay bazıları ise (HREFAT-ABAB) gibi zordu. Çaba gerektiren zor anagramların hatırlanma yüzdesi daha fazlaydı. Bilginin Türüne Göre Sınıflandırma [değiştir]Anderson (1976) uzun süreli hafızayı beyansal (dışa dönük) ve prosedürel (içe dönük) olarak ikiye ayırır.[4] Beyansal hafıza bilginin geri çağrımı için bilinçli bir çağırım gerektirmektedir. Dışa dönük olarak adlandırılmasının nedeni de bilginin açıkça depolanması ve geri çağrılmasıdır. Beyansal hafıza da iki alt kategoriye ayrılır:

Şartlardan ve çevreden bağımsız gerçeklerle ilgili olan semantik (anlamsal) hafıza Belli şartlar ve çevreye özel (zaman ve mekan gibi) bilgilerle ilgili olan epizodik (bölümsel) hafıza Semantik hafıza, örneğin dünya hakkında “ Paris Fransa’nın başkentidir.” gibi soyut bilgi veren bilginin kodlanmasını sağlar, Epizodik hafıza ise daha çok duygu, duyu ve kişisel ilişkilendirme içeren bilgilerin kodlanmasını sağlar. Otobiyografik yani bir kişinin yaşamıyla ilgili spesifik olaylar epizodik hafıza ile ilişkilendirilir. Otobiyografik hafıza ve görsel hafıza epizodik hafızanın içerisindedir.

Prosedürel hafıza ise farklı olarak bilginin bilinçli geri çağrılması üzerine kurulu değildir.

Ancak farkında olmadan öğrenme ile birebir ilişkilidir. Sırf tekrar etmemiz nedeniyle daha iyi yaptığımız işlerde ortaya çıkar ve eski tecrübelerimizin oluşturduğu hafızanın etkisi biz farkında olmadan görülür. Prosedürel hafıza “motor öğrenme becerilerini” ilgilendirdiğinden, cerebellum ve basal ganglia bölgesinde meydana gelir.

Ancak şimdiye kadar kimse bu hafıza yapılarının zamanla olan ilişkisini izole edememiştir.

Kısa süreli yöne göre sınıflandırma [değiştir]Farklı bellek fonksiyonlarının ayrılmasında önemli diğer bir yol da söz konusu içeriğin geçmişle bağlantılı mı (retrospektif) yoksa gelecekle bağlantılı olarak mı (prospektif) hatırlanacağı ile ilgilidir. Bu yüzden retrospektif hafıza bir kategori olarak semantik ve epizodik hafızayı kapsar. Prospektif hafıza ise tersine gelecek niyetlerin ya da hatırlamayı unutmamak‘ın hafızasıdır (Winograd, 1988). Prospektif hafıza olay ve zaman bazlı olarak da detaylandırılabilir. Örneğin, zaman bazlı prospektif hafıza zaman ipucu ile teiklenir: Saat 4’te (ipucu zaman) doktora (aksiyon) gideceğim. Olay bazlı prospektif hafıza ise örneğin “Posta kutusunu (İpucu) görünce mektubu postalamak gerektiğini (aksiyon) hatırlamak” gibi durumları kapsar.

Bellek fizyolojisi [değiştir]Genel olarak bakıldığında belleğin mekanizması tam anlamıyla anlaşılamamıştır. Beyinde bulunan hippocampus, amygdala, striatum veya mammilary yapılarının spesifik hafıza türlerinde rol oynadıkları düşünülmektedir. Örneğin, hippocampus mekansal ve bildirimsel öğrenmede; amygdala duygusal öğrenmede etkilidir. Bazı hastalarda ve hayvan deneklerinde beynin bölümlerinde ortaya çıkmış olan zararlar hangi bölgenin hangi bellek fonksiyonunda rol aldığını ortaya çıkaran bilgilerin kaynağı olmuştur. Ancak bunlar da söz konusu bellek zincirleme aktivasyonlarının yol haritası üzerinde herhangi spesifik bir bölgede oluşabileceği için bellek veya öğrenmeden sorumlu beyin anatomik parçaları hakkında kesin bilgi verememektedir.

Bellek bozuklukları [değiştir]Bellek hakkında elde edilmiş bilgilerin çoğu bellek bozuklukları üzerinde yapılmış çalışmalardan kazanılmıştır. Örneğin hafıza kaybı amnezi olarak bilinir. Amnezinin bir çok türü ve formu vardır; bunlar üzerindeki çalışmalar beynin hafıza sistemininde oluşan bireysel alt sistemlerdeki bozuklukların incelenmesine olanak sağlamıştır. Alzheimer gibi diğer nörolojik rahatsızlıklar da hafızayı ve algılamayı etkileyebilir.

Tam olarak bozukluk olmasa da kısa süreli hafıza kaybı olarak bilinen sözcüklerin geçici olarak hatırlanamaması “Tongue Fenomeni” nin bir işareti olabilir. Hafıza zedelenmesi de hypothyroidism semptomu olabilir.

Ezberleme [değiştir]Ezberleme kişinin bilgiyi kelimesi kelimesine hatırlamasını sağlayacak öğrenme tekniği olarak tanımlanır. Rote öğrenme metodu (Papağan tekniği) en çok kullanılan tekniktir. Cosmos Rossellius ise görsel alfabe kullanma metodunu uygulamıştır.Aralık bırakma etkisi olarak bilinen teknikte, tekrar işleme belli süre aralıkları bırakılarak yapılır ve bu şekilde hatırlama oranı artırılır. Buna zıt olarak da, hızlı tekrar (cramming) ile de kısa zaman zarfında ezberleme sağlanabilir. Ayrıca insanların bitirilmemiş işleri veya bölünmüş- kesilmiş işleri tamamlanmış olanlara göre daha iyi hatırlayabilmesi Zeigarnik etkisi olarak bilinir.

Mart 2007’de Alman araştırmacılar, insanlar uykudayken kokuya maruz bırakıldıklarında beyinlerinde yeni anılar oluşturulduğunu ve bunların daha iyi hatırlanabildiğini ortaya koymuşlardır.[5] Algı araştırmacısı, aktör, yönetmen ve öğretmen Tony Noice ve fizyolog eşi Helga, aktörlerin rollerini nasıl ezberledikleri konusunda araştırmalar yapmış ve bu tekniklerin aktör olmayan kişilerde de hatırlamaya yardımcı olduğunu bulmuşlardır.

Ohio Eyalet Üniversitesi Algı Bilimleri Merkezinde yapılan araştırmalarda ise yetişkin hafızasının keskinliğinin, yetişkinler -çocuklarla karşılaştırıldıklarında- daha çok bilgiye sahip olmaları nedeniyle zarar gördüğü, bunun nedeninin de yeni bir şey öğrenilirken eski bilgilerin de kullanılmasından kaynaklandığı iddia edilmiştir.

Hafızanın geliştirilmesi [değiştir]Hafıza geliştirmenin en iyi yolunun beyne bol oksijen sağlanmasından geçtiği, bunun da aerobik egzersizler, her hafta 3 saat yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme ile sağlanabileceği bilinmektedir. [7] Bu tür aerobik egzersizler yaşça ileri insanlarda zihinsel fonksiyonlar arası geçişin kolaylaştırılması, konsantrasyonun geliştirilmesi ve kısa süreli hafızayı geliştirmede önemli rol oynar. Egzersiz nöronlar arasındaki bağlantıları artırarak hafızayı geliştirebilir.

Uluslararası İnsan Ömrünü Uzatma Merkezi [2] 2001 yılında yayınladığı bir raporda, 14-16. sayfalar arasında hafızayı formda tutmak için şu önerilerde bulunmaktadır:

Sürekli öğrenme, eğitim ve okuma ile entelektüel aktiflik, Kan dolaşımını hızlandıracak spor egzersizleri ile fiziksel aktivite, Sosyalleşmek Stresi azaltmak Düzenli uyku Dengeli beslenme Depresyon ve duygusal iniş çıkışlardan kaçınmak Popüler kültürde bellek [değiştir]Marcel Proust, romanlarında bellek konusunu ayrıntılı olarak işler. Bağımsız film Memento anterograd amnezi deneyimini anlatır. 1993'te taksi şöförü Tom Morton, Lancashire bölgesinden 16,000 telefon numarası hatırlayarak, Britanya Olympia Telefon Santrali bilgisayarını yendi. Tuhaf Günler, hafıza hakkında bir filmdir. Filmde, keşfedilen yeni teknolojiler insanların deneyimleri ile ilgili bütün duyusal verileri kaydetmesine imkân sağlamaktadır. Bu kayıtları yeniden oynatmak deneyimleri yeniden yaşamak gibi etki göstermektedir. Lenny'nin(Ralph Fiennes) öyküsü anılar etrafında geçmektedir. Sil Baştan, ana karakter Joel'in eski sevgilisi Clementine hakkındaki anılarını Lacuna isimli hayali bir şirket yardımıyla silmesiyle ortaya çıkan aşk ve hafızanın anlamlarını irdeleyen 2004 yapımı filmdir. Bellek Funes (Funes el memorioso) Arjantinli yazar Jorge Luis Borges tarafından yazılan bir kısa öyküdür. Gördüğü her şeyi hatırlayan ve hiç bir şey unutamayan Funes'in hikâyesini anlatır. Kaynakça:1.^ ^ Conrad, R. (1964). Acoustic Confusions in Immediate Memory. British Journal of Psychology, 55, 75-84. 2.^ ^ Baddeley, A. D. (1966). The influence of acoustic and semantic similarity on long-term memory for word sequences. Quart. J. exp. Psychol., 18, 302-9. 3.^ ^ Baddeley, A.D. (2000). The episodic buffer: a new component of working memory? Trends in Cognitive Science, 4, 417-23. 4.^ ^ Anderson, J.R. (1976). Language, Memory and Thought. Mahwah, NJ: Erlbaum. 5.^ ^ Smell of Roses May Improve Memory. Reuters, March 12. 2007. Cardwell, Mike & Flanagan, Cara. (2005). Psychology AS: The Complete Companion. ISBN 978-0-7487-9463-8. Costa-Mattioli, Mauro. (2007). eIF2α Phosphorylation Bidirectionally Regulates the Switch from Short- to Long-Term Synaptic Plasticity and Memory. Cell, Vol 129, 195-206, 06 April. :-* :-* :-*
NESSSLİHANNNNNN GGGSSS MEZREE 6/C

Bilişim Forum

Ynt: elazıg mezre ortaokulu 6c bilgi paylaşımı
« Yanıtla #18 : 03 Aralık 2012, 23:06:06 »

 

İstediğiniz Sorudan Başlayabilirsiniz | Doktor a Sor